Ebola hastalığı filoviridea ailesinden olan Ebola virüsü beraberinde oluşan bulaşcı ıve öldürücü bir çeşit hastalıktır. Ebola hemorajik ateşi dediğimiz bu hastalık ebola kanamalı ateşi adı da verilebiliyor. İnsanlar dahil genellikle memelileri etkilemekte olan bir çeşit hastalıktır bu. Bilinmekte olan en yaygın taşıyıcı maymun ve yarasalar. Maymun ve yine yarasa gibi bu virüsü taşımakta olan memeli hayvanların mikropları ile bulaşan kan veya yine vücut sıvıları ile temas sonucunda bulaşabilmektedir. Şimdilik ise havadan damlacıklar yolu ile bulaşma olayı yoktur. Yarasaların hasta olmalarında da bu virüsü taşıdıkları anlamına gelir. Bir insanda yine bu enfeksiyon oluştuktan sonra bireyler aralarında vücut sıvıları ile temas beraberinde yayılabilmektedir.

Kuluçka süresi tam olarak 8 ila 10 gün olabilmektedir ve 2 ile 22 gün süresince değişim gösterebiliyor. Belirtileri yine tipik anlamda virüs ile temas ettikten tam olarak 2 - 3 gün ile 2 - 3 hafta arasında başlayabiliyor. İlk belirtiler genel olarak basit bir çeşit soğuk algınlığı veya yine gripten ayırt edilemeyecek kadar yorgunluk, ateş, halsizlik, eklem ağrıları gibi belirtilerdir. ishal, iştah kaybı ve kusma da oldukça sık gözükmektedir. Yine boğaz ağrısı, göğüs ağrıları, nefes darlıkları ve yine yutma güçlükleri de oldukça seyrek görülmekte olan belirtilerdir.

Kanama Verileri Her Hasta Olmuyor

Kanama verileri bütün hastalarda olmasa da çoğu zaman görülebiliyor. Karaciğer fonksiyonlarının bozulması beraberinde bu vakaların %50'sinde kan alınmakta olan veya yine girişim yapılmakta olan bölgelerden, mide, burun bağırsak sistemlerinden, bayanlarda ise vajinadan kanamalar oluşabiliyor.

Ebola tanısına gelirsek tipik belirtiler ile beraber olarak genel anlamda riskli olan ülkelerde vahşi hayvanların olduğu çeşitli bölgelere seyahat etmekte veya yine iş amacı ile gitmek hastalıktan şüphelenilebilmesi açısından önem arz eden bir çeşit bilgi olmaktadır. Bu virüs enfeksiyonu olduğundan dolayı antibiyotik v.s beraberinde spesifik bir tedavi şekli yoktur. Kanamaları önleyebilmek için çeşitli girişimlerden kaçınılması önemlidir. Yapılan tedavi belirtilere yönelik olarak hastaları rahatlatıcı destek tedavisi olabilmektedir. Sıvı kayıplarını da önleyebilme açısından ağızdan özel tuzlu şekerli rehidratasyon sıvıları veya yine damar içi sıvı tedavileri de uygulanabiliyor. Kanma ile ilgili olarak ise karaciğer fonksiyonlarını bir şekilde düzeltebilecek antikoagülen ve yine plazma benzeri tedaviler denenebiliyor. Oksijen destekleri, ağrı kesiciler, ikincil bakteriyel mantar enfeksiyonlarına yönelik olan çeşitli antibiyotik vefa antifungal tedaviler de uygulanabiliyor. Yine bu tedavilere erken başlanılması yaşama şansını da yükseltmektedir. Çeşitli kaynaklarda ebola virüsünün aşısı varmış gibi haberler görebilirsiniz. Şu an için ilacı var fakat deneme aşamalarında. İlacın adı ise ZMapp, bu monoklonal antikor teknolojisi beraberinde hazırlanmış olan henüz deneme aşamasında olan ilaçtır. Hazırlanmış olan farklı 3 antikor karışımı yine ebola virüs proteinlerine bağlanıp onları yok ettiğinden dolayı hayvan deneylerinde de oldukça gösterilmiştir fakat insanlar üstünde etkili iyileşme olabileceği de bir varsayımdır. Yine Amerika da tam olarak iki sağlık çalışanında iyileşme görülmüştür ancak bu ilaçtan mı iyileşme görüldü yoksa başka bir şeyden dolayı mı iyileştiler henüz bu konuda bir fikir yok.

Eboladan Korunma Yöntemleri

Bugün için Ebola virüsünden korunmaya yönelik olarak bir çeşit aşı bulunmamaktadır. Salgınların görülmüş olduğu ülkelere gidilmemeli, ve bu ülkelerde insanların maymunlar ile, yarasalar ile temas etmemeleri gerekir. Bir şüpheli hayvan bulunduğunda ise öldürülmelidir ve vücudu uygun biçimde yok edilmelidir. Ellerin oldukça sık yıkanması ve yine hasta bireylerin vücut sıvıları ile temas olmamasına özen gösterilmeli. Yine havayolu çalışanları da ebola olan bir kişiyi rahatlıkla tespit edebilmelidir ancak bu şekilde çalışabilmelidir.